Sponsorlu Bağlantılar

Stent mi Bypass mı

Şükrü Akyüz

Stent, balon prosedürü sırasında açılan bir damarın yeniden daralma olasılığını azaltmak için damar duvarına tutturulmuş çok ince metal telden oluşan silindirik bir kafes olarak tanımlanabilir. Kalbe stent nasıl takılır sorusunun cevabını arıyorsanız içeriğimizi okuyabilirsiniz.

Farklı ihtiyaçlara göre birçok ebatta üretilseler de tipik olarak 2-4mm çapında ve 10-30mm uzunluğundadırlar. Stentler açılmadan ve kullanılmadan önce 1-2 mm genişliğindeki sönük balon üzerine sıkıştırılmış halde yerleştirilir. Bu balon çok ince ve uzun bir tüpe bağlıdır.

Anjiyografide olduğu gibi bu ince tüp inguinal arterden geçirilir. Monitör takip edilerek ucundaki sönük balon ve üzerindeki stent sorunlu damarın darlığına yerleştirilir. Klinisyen balon ve stentin ideal konumda olduğuna karar verdiğinde tüpün diğer ucunun bağlı olduğu koldaki bir enjektörden yüksek basınçlı sıvı verir.

Bu basıncın etkisi altında, damardaki darlık sırasında katı balon şişer. Bu balonun sertliği ve basıncının etkisi altında darlık bölgesi ezilir ve genişler ve damar boşluğunun normal çapına ulaşır. Balonun şişirilmesi sırasında balon üzerinde sıkıştırılmış halde bulunan tel kafes yani stent de açılıp içeri girerek damar duvarına sıkışır. Birkaç saniye sonra balon söner ve içindeki tüm ekipmanlar çıkarılır. Balon böylece hem darlığın olduğu bölgeyi açar hem de balonun üzerindeki stent yani tel kafes açılır ve şişirme sırasında damar duvarını destekleyecek şekilde oraya konumlandırılır.

Stentlerin amacının balonun açtığı damarın yeniden daralma olasılığını azaltmak olduğunu belirtmiştik. Farklı metal alaşımlarından yapılan stentlerin farklı markaları olsa da ilaç kaplı olmayan stentler arasında sonuçlar açısından çok fark yoktur. Yeniden daralma olasılığının azaltılması açısından stentler arasındaki en büyük fark ilaç kaplı olup olmamasıdır.

Şimdi tekrar daraltmanın ne olduğundan, neden ve stentlerin buna karşı nasıl çalıştığından bahsedelim. Damarın dar bir kitle şeklinde açılması, şişen balonun basıncı ile ezilerek sıkışır ve hatta parçalanır. Böylece darlık giderilir ve buradan normal kan akışı sağlanır. Ancak bu, başka bir sürecin başlamasına neden olur. Vücut, darlığı giderirken yapılan işlemin sıkışmasını, sıkışmasını, ezilmesini ve ezilmesini bir tür yaralanma olarak algılar ve darlığı onarmaya çalışır. Bu onarımlar aynı zamanda ilk etapta olduğu gibi haftalar, aylar içinde orantılı olarak küçülme ile sonuçlanır. Burada stentler damar duvarına baskı uygulayarak tekrar yavaşlamayı engellemeye çalışırlar ve bunda oldukça başarılıdırlar.

Konvansiyonel (ilaçsız) stentler bu yeniden daraltma işlemine karşı kısmen etkilidir. Ancak hastaların yaklaşık %20-30’unda ilk 6 ayda yine aynı yerde daralma buluyoruz. Bu olasılığı daha da azaltmak için ilaç salınımlı stentler geliştirilmiştir. Bu stentlerin üzerinde bulunan (kanser tedavisinde de kullanılan ve hücre çoğalmasını engelleyen) özel ilaçlar bir süreliğine oradan salınır ve damar duvarında hücrelerin çoğalmasını ve yeniden daralmasını engeller. Elbette bu salınım sürekli değildir. Ancak rekonstrüksiyon sürecinin en yaygın olduğu erken evrelerde ilacın salınması yeterlidir. İlaç salınımlı stentler kullanıldığında yeniden daralma şansı önemli ölçüde azalır ve yaklaşık %3-5’tir. Ayrıca anjiyo nedir sorusunun cevabı için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu